Birlik Hamamı veya Kümbet Hamamı, banisi ve inşa tarihi bilinmeyen bir yapıdır. Hacı Saki Mahallesi’nde, Birlik Sokağı üzerinde bulunmaktaydı. 1996 yılına kadar hamamın soğukluk bölümü dokuma atölyesi olarak kullanılmakta iken, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çevre düzenlemesi sırasında tamamen yıkılmıştır. Yapı, Mustafa Denktaş tarafından incelendiği sırada büyük ölçüde sağlam durumdaydı ve bölümlere ilişkin tanımlamalar o günkü bakiyelere dayanılarak yapılmıştır.

Orijinal hâliyle günümüze ulaşamayan eser, eyvansız ve iki halvetli küçük bir mahalle hamamıdır. Soyunmalık bölümü tamamen yıkılmıştı. Soğukluk ile su deposunun üzeri sivri tonozlarla, halvetlerin üzeri ise kubbelerle örtülmüştü. Üst örtünün tamamı toprakla kaplıydı. Yapıda duvarlarda kaba yonu taş, üst örtüde moloz taş, kapı ve pencere söveleri ile kemerlerde kesme taş kullanılmıştır.

Hamamın kuzeydoğu köşesinde bulunan soyunmalık bölümünün üst örtüsü ile beden duvarlarının büyük bir kısmı yıkılmış, yalnızca kuzey duvarının bir bölümü günümüze ulaşabilmiştir. Bu duvar üzerinde yaklaşık 0,64 m genişliğinde ve 0,52 m derinliğinde beş adet niş bulunmaktaydı. Soyunmalığa güney cephenin doğu köşesindeki bir kapıdan girildiği belirtilmekle birlikte, bu cephe tamamen yıkılmıştı.

Soğukluk bölümüne, yıkılan soyunmalığın batı duvarının güney ucuna kaydırılmış basık kemerli bir kapıdan girilmekteydi. Bu kapı iç kısımda kaş kemerliydi. Hamamın çukurda kalması sebebiyle soğukluğa altı basamaklı bir merdivenle inilmekteydi. 5,60 × 4,25 m ölçülerindeki soğukluk, doğu-batı yönünde uzanan sivri bir tonozla örtülmüştü. Aydınlatma, tonoz sırtına açılan üç adet ışık gözü ve doğu cephede yer alan dikdörtgen bir pencere ile sağlanmaktaydı. Bu pencere dışta düz lentolu, içte yuvarlak kemerliydi. Soğukluğun zemini sal taşı döşeli olup, batı cephe boyunca uzanan seki 0,64 m genişliğinde ve 0,10 m yüksekliğindeydi. Bu sekinin önündeki duvar üzerinde bir adet musluk deliği bulunmaktaydı.

Soğukluğun batı cephesinin ortasındaki basık kemerli kapı küçük bir koridora açılmaktaydı. Bu koridorun üzeri yukarı doğru daralan küçük bir kubbe ile örtülmüş olup, tepesinde yuvarlak formlu bir ışık gözü bulunmaktaydı. Koridorun güneydoğu ve güneybatı köşelerine açılan kapılar halvetlere geçiş sağlamaktaydı. Güneybatıdaki halvetin kubbesi eteklere kadar yıkılmış ve kubbe molozları iç mekâna dolduğu için bu bölüm incelenememiştir. 2,80 × 2,80 m ölçülerindeki diğer halvet kubbe ile örtülmüş olup, kubbe giriş kapısının bulunduğu köşede yarım daire kemere, diğer köşelerde trompların üzerine oturmaktaydı. Halvetin aydınlatılması muhtemelen kubbenin tepesine açılan bir tepe penceresi ile sağlanmaktaydı. Kubbenin tepesinde bulunan 1,30 m çapındaki açıklık ahşap kalaslarla kapatılmıştı. Halvet içerisinde bulunması gereken seki, kurna ve ayna taşı günümüze ulaşmamıştır.

Güney cephe boyunca uzanan su deposunun üzeri sivri tonozla örtülmüştü. Su deposunun güney dış duvarı kısmen tahrip olmuştur. Kubbesi yıkılan güneydoğu köşedeki halvetin güney duvarının ortasında yer alan 0,52 m genişliğindeki bir açıklık ile su deposu arasında bağlantı sağlanmaktaydı. Hamamın planında su deposunun güneydoğu ve güneybatı köşelerinde devam eden ve muhtemelen külhana ait duvar bakiyelerinin bulunduğu belirtilmiş, ancak bu kalıntılar günümüze ulaşmamıştır.

Hamamın çeşitli tarihlerde onarım gördüğü anlaşılmakla birlikte, bu onarımların mevcut bakiyelerden tespiti mümkün değildir. Soğukluğa girişi sağlayan kapının iç kısmındaki klasik üsluptaki kaş kemer, yapının 16. ve 17. yüzyıllarda onarım gördüğünü göstermektedir. Soğukluktaki pencerenin ise muhtemelen yakın bir tarihte açıldığı ifade edilmektedir. Günümüze ulaşan bakiyelerden hamamın orijinal planı kısmen tespit edilebilmekte, ancak bu planın tam olarak ortaya konabilmesi için çevresinde yapılacak bir kazı gerekmektedir.

Hamamın soğukluk ve sıcaklık bölümlerinde yalnızca sıcak suyun kullanılmış olması dikkat çekmektedir. 14. yüzyıldan itibaren yapılan hamamlarda hem sıcak hem soğuk suyun birlikte akıtıldığı, bu tarihten önce inşa edilen hamamlarda ise yalnızca sıcak suyun tek musluk deliklerinden verildiği belirtilmektedir. Yapının, H. 579 / M. 1183 tarihli Mesud Gülzar Kümbeti ve Zâviyesi’nin vakfı olabileceği ileri sürülmüş; ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivleri ile diğer tarihî kaynaklarda böyle bir vakfiyeye rastlanmamıştır. Ayrıca Kayseri Şer’iyye Sicil Defterleri, tahrir defterleri ve Kayseri tarihi üzerine yapılan çalışmalarda da bu vakfiyeye veya adı geçen kümbet ve zaviyelere dair bir kayıt bulunmamaktadır. Hamamın yakınında 1193 yılında inşa edilen Hoca Hasan Camii ve Medresesi yer almaktadır. Hamamın mimari özellikleri ve bu yapıya olan fiziki yakınlığı dikkate alındığında, aynı tarihlerde küçük bir külliye olarak inşa edilmiş olabilir. Bu durumda hamamın “Hoca Hasan Hamamı” olarak anılması ve bir Selçuklu eseri olarak değerlendirilmesi gerekir.

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler