Baldöktü Konağı, günümüzde Tacettin Veli Mahallesi sınırları içinde yer alan eski Lala Mahallesi’nde, güney ve batı yönlerinden dar sokaklarla, doğu yönünden ise yaklaşık iki dönümlük bir sebze bahçesiyle çevrili bir konumda bulunuyordu. Yaklaşık 1860–1870 yılları arasında inşa edilen bu konak, plan kurgusu, malzeme kullanımı ve ince işçilikli mimari detaylarıyla geleneksel Kayseri konut mimarisinin dikkate değer örneklerinden biriydi. Yerleşim düzeni, biri dışarıya, diğeri içe dönük olmak üzere iki avlu etrafında şekillenmişti. Dış (ön) avlu, çift kanatlı geniş kapısıyla Kaya Sokağı’na açılıyor, at ve arabaların girişine uygun ölçüleriyle işlevsel bir karşılama alanı sunuyordu. Bu avludan hem selamlığa hem de iç avluya doğrudan geçiş sağlanarak, erkek konukların hane halkını rahatsız etmeden ağırlanması mümkün kılınıyordu.

Plan düzeni bakımından yapı, iç avluyu kuşatan “U” biçimli bir formdaydı. Mimari ayrıntılar, konağın farklı dönemlerde yapılan eklemelerle büyüdüğünü gösterir: Güneydeki sofa, tokana ve harem odalarından oluşan bölüm en eski kısmı teşkil ediyor; yirminci yüzyıl başlarında batı kanada selamlık bölümü, 1930’lu yıllarda ise doğu kanada iki katlı yeni bir blok eklenmişti. İç avlu, 5,4 × 6,5 metre ölçülerinde, özenle döşenmiş taş zeminli, üstü açık bir mekân olup adeta evin merkezi salonu işlevini görüyordu. Kemerli sofa kapısı yalnızca 160 cm yüksekliğinde olup farklı renk ve türde taşların sade fakat dikkat çekici biçimde kullanılmasıyla öne çıkıyordu. Avluya bakan kapı ve pencerelerin oranı, taş yüzeylerdeki ışık–gölge dengesi, mekâna dingin bir atmosfer kazandırıyordu.

Güney bölümün altında yer alan bodrum (zerzembi), avlu tarafında yonu taşı, diğer duvarlarda ise yaklaşık 100 cm kalınlığında moloz cingitaş ile örülmüştü. Az sayıda küçük pencereyle aydınlatılan bu alan, yiyecek depolamak amacıyla kullanılıyordu. Sofa ve tokana döşemeleri zeminden 30 cm yükseltilmişti; bu sayede bodrum hem havalanıyor hem de kısmen ışık alabiliyordu. Tokanadan bodruma inen merdiven dikey bağlantıyı sağlıyordu.

İç mekânlarda duvarlar, geleneksel zar kaplamalarıyla bezenmiş; dolap kapakları ve harem odasındaki gusülhane kapısı bu kaplamalarla uyumlu tasarlanmıştı. Tokana ve yaz mutfağında sıva uygulanmış, doğudaki yaz mutfağı ise ocak, çağı (su haznesi) ve hela gibi işlevsel unsurlarla donatılmış, buradan üst kata çıkan bir merdivenle bağlantı kurulmuştu.

1930’larda eklenen iki katlı doğu kanadı, sebze bahçesine yönlendirilmişti. Üst katta iki oda ve ortada bir mutfak bulunuyor, bu mekânlara zemin kattaki holden çıkan merdivenle ulaşılıyordu. Kendi tuvaleti olmayan bu bölüm, muhtemelen ailenin evlenmeye hazırlanan oğullarından biri için yarı bağımsız bir yaşam alanı olarak tasarlanmıştı.

Tüm pencerelerde, dönemin Kayseri evlerinde yaygın olduğu üzere, koruyucu demir parmaklıklar kullanılmıştı. Konağın dış görünümü, moloz taş duvarları ve düz toprak damıyla sade bir kütle etkisi yaratmasına karşın; iç mekândaki ölçülülük, zarif dolap ve şerbetlikler, oran ve geometri kullanımındaki ustalık, onun şehir konağı mimarisi içinde özel bir konuma sahip olduğunu gösteriyordu.

Baldöktü Konağı, zaman içinde çeşitli ekler ve değişiklikler geçirmiş olsa da, geleneksel Kayseri ev mimarisinin hem estetik hem de işlevsel özelliklerini yansıtmaya devam etmişti. Ancak yapı, Mayıs 1987’de sahipleri tarafından yıkılmış ve günümüzde artık mevcut değildir.