Tirem Camii, güney cephesinin tam ortasında yer alan kitabesine göre 1894 yılında inşa edilmiştir. Yapının banisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan vakfiye kayıtlarından anlaşıldığı üzere Hacı Hasan Efendi İbn-i El-Hac Ali Ağa’dır. İlk olarak mescit şeklinde yaptırılan yapı, mahalle sakinlerinin talebiyle 24 Ekim 1895 tarihli vakfiye doğrultusunda camiye dönüştürülmüştür.

Mimari planı itibarıyla cami, kuzey-güney doğrultusunda mihraba dik uzanan üç sahından oluşur. Bu üç sahın, ikişer sıra halinde yerleştirilen yivli yüzeyli dört beton kolonla bölünmüştür. Üst örtü ahşap kirişlemeli bir tavandır; günümüzde bu tavan alt kısımdan kontrplak levhalarla kaplanmıştır. Beton kolon başlıkları ahşap çerçeve içerisine alınmış, bu çerçeveler zikzak motifleriyle bezenmiş ve altlarında sembolik konsollar yer almıştır. Harime giriş, doğu cephesinin tam ortasındaki düz lentolu kapıdan sağlanır.

Caminin cepheleri tamamen kesme taşla inşa edilmiştir. Kuzey cephesi ile doğu cephesinin kuzey bölümlerinde, yan binalara bitişik olmaları nedeniyle pencere açılmamıştır. Doğu ve batı cephelerin güney uçlarında birer dikdörtgen pencere bulunur. Güney cephede aynı düzenlemeye sahip iki pencere yer almakta ve bu pencerelerin üzerinde yapının H. 1312 tarihini veren kitabe bulunmaktadır. Tüm pencere çerçeveleri, duvar yüzeyinden dışa taşırılan ve içe doğru kırılan pervazlarla belirginleşir; üzerleri kırmızı boya ile renklendirilmiştir. Güney cephenin köşeleri pahlandırılmış, pencere altı seviyesinden itibaren 0.15 m genişliğinde bir silme yapı çevresini dolanmıştır.

Köşk minare, batı ve güney cephelerinin birleştiği noktadadır ve harimin kuzeybatısındaki on beş basamaklı merdivenle çıkılır. Minare, dört yekpare ayak üzerine oturmakta; ayak başlıkları basit silmelerle hareketlendirilmiş ve birbirlerine basık sivri kemerlerle bağlanmıştır. Kemerler üzerinde yukarı doğru daralan piramidal bir külah yükselir. Dört köşeli bu külah dilimlendirilmiştir ve tepesinde bir alem yer alır.

Caminin batı cephesine yakın dönemde asimetrik planlı bir ön mekân eklenmiştir. Bu mekân yamuk planlı olup üzeri düz beton damla örtülüdür. Batı cephesinde biri dikdörtgen, diğeri kare iki pencere bulunur; alt kısımda abdest muslukları yer alır. Güneydeki düz lentolu kapıdan depo olarak kullanılan mekâna geçilir. Ön mekânın doğu cephesinin kuzeyinde ise kadınlar mahfiline çıkan merdivenler yer almaktadır.

Harim, doğu ve batı cephelerinin güney uçlarına açılan birer pencere ve güney cephedeki iki pencereyle aydınlatılmaktadır. Mihrap orijinaldir; yeşil ve sarı yağlı boya kullanılarak renklendirilmiştir. Mihrap nişi, duvar yüzeyinden taşıntılı plasterlerle çerçevelenmiştir. Plasterlerin alt bölümleri pabuçluk şeklinde düzenlenmiş, gövdeleri beş silme ile yivlendirilmiş, üst kısımları ise beş yatay profille kademelendirilerek bir sütun başlığı etkisi verilmiştir. Bu başlıkların en alt silmeleri yarım daire biçimli geometrik motiflerle süslenmiştir. Plasterlerin üzerine yatay bir beton pano yerleştirilmiş, üç bölümlü bu panodaki ayetler ve Arapça yazılar zamanla boyayla kapatılmıştır. Mihrap nişinin üstü 0.5 m genişliğinde atnalı biçimli profilli bir çerçeveyle belirginleşir; bu çerçeve yanlarda kademeli olarak aşağı doğru devam eder. Batı tarafta küçük baklava dilimleri, doğu tarafta yarım daire biçimli oyma bezemeler görülür.

Minber ahşaptır ve özgün değildir. Doğu cephenin güneyindeki vaaz kürsüsü ahşap lambriyle kaplanmıştır. Kadınlar mahfili kuzey cephenin üst kısmını tamamen kaplar; dikdörtgen planlıdır ve üzeri ahşap kirişlemeli tavanla örtülüdür. Günümüzde bu tavan da kontrplakla kaplanmıştır. Mahfilin batı cephesinde bir dikdörtgen pencere bulunur; güney bölümü plastik çerçeveyle kapatılmıştır.

Süsleme bakımından camide yalnızca mihrap bölümü ile kolon başlıklarındaki zikzak motifleri ve sembolik konsollar dikkat çeker. Bunun dışında yapıda bezeme unsuru bulunmaz. Üst örtü ahşap olup dışarıdan kırma çatıyla kapatılmıştır; beden duvarlarında kesme taş kullanılmıştır.