Nize veya Nirze Köyü olarak bilinen ve 1960’a dek bu adla anılan yerleşim, günümüzde Güzelköy adıyla Kayseri ilinin Melikgazi ilçesine bağlı Gesi kasabasının bir mahallesidir. Bizans dönemindeki adı Nyssa olup, Rum Ortodoks Hristiyan öğretisinin kurucu babalarından Nyssalı Aziz Gregorios’un (yaklaşık 335–395) on yedi yıl boyunca piskoposluk görevini icra ettiği merkez olarak tanınır. 1920’lere kadar köyde bulunan Aziz Gregorios’a ait kilise ve türbenin ise bu dönemde tahrip edildiği bilinmektedir.

Kayserili Mehmed Ağa’nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, kendi vakfiyesinde yer alan “meskat-ı re’sim” ifadesi, onun Kayseri’nin Nize (Güzelköy) Köyü’nde doğduğunu göstermektedir. Babasının adı vakfiye kayıtlarında Abdullah olarak geçmekte olup bazı kaynaklarda Elhâc İbrâhim veya İbrâhim-i Atîk şeklinde de zikredilmektedir. Mehmed Ağa, 18. yüzyıl Osmanlı Lâle Devri’nin önde gelen Hassa başmimarları arasında yer alır. İlk kez 1703’te, daha sonra 1709’da ve yeniden 1729–1730 yıllarında mimarbaşı olarak görevlendirilmiştir. İstanbul’da Eyüp Sultan Camii’nin depremde zarar gören minarelerinin başarılı onarımı, saray nezdindeki itibarını önemli ölçüde artırmıştır. Lâle Devri boyunca özellikle Boğaziçi kıyılarındaki sahilsaraylar ve kasırların inşa faaliyetlerinde etkin rol üstlenen Mehmed Ağa’nın en dikkat çekici eserleri arasında 1722’de inşa edilen Sâdâbâd Sarayı ile derenin karşı kıyısındaki İmrahor (Mîrâhur) Kasrı bulunmaktadır; bu yapılar dönemin sembol eserleri olarak öne çıkmıştır. Ayrıca Galata–Tophane su yolu keşifleri gibi kritik altyapı projelerinde de görev almıştır. Mehmed Ağa, 1740 yılında Beyazıt civarında yanan dükkânların taş yerine ahşap olarak yeniden inşa edilmesine izin verdiği iddiasıyla rüşvet suçlamasıyla görevden alınmış; bir süre Kırım’daki Han Sarayı’nın tamiriyle görevlendirilmiş, ardından tekrar İstanbul’a çağrılmıştır. 1742’de vefat eden Mehmed Ağa, Edirnekapı dışında defnedilmiştir.

Mimar Mehmed Ağa’nın Nize Köyü’nde dört adet çeşme inşa ettirdiği bilinmekle birlikte, günümüzde bu çeşmelerden herhangi birinin varlığı tespit edilememektedir. Köyde mevcut çeşmelerin büyük bölümü yenilenmiş olup, özgün biçimiyle günümüze ulaşan tek tarihi çeşme Isba Sokağı’ndaki çeşmedir. Bu eserin üzerinde bir inşa veya onarım kitabesi bulunmamakla birlikte, çeşmede yer alan lale motifleri ve istiridye formlu niş, yapının Mehmed Ağa tarafından inşa ettirilmiş olma ihtimalini güçlendirmektedir.