Ankara ili, Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş Mahallesi sınırlarında yer alan Tulumtaş Çeşmesi, 19. yüzyılın başlarına tarihlenen önemli bir kırsal su yapısıdır. Kesme taş malzeme ile inşa edilen çeşme, yalın ancak dengeli cephe düzeniyle Osmanlı Dönemi taş işçiliğinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Üçgen alınlıklı üst bölümü, simetrik cephe anlayışı ve su gözlerinin yer aldığı sade düzenleme, yapının işlevsel kullanımının yanı sıra estetik bir anlayışla da şekillendirildiğini göstermektedir. Çeşmenin günümüzde büyük ölçüde ayakta olduğu görülmekle birlikte, taş yüzeylerde aşınmalar, yer yer bozulmalar ve çevresel etkiler nedeniyle oluşmuş deformasyonlar dikkat çekmektedir. Yapının çevresinde tespit edilen Roma Dönemi’ne ait mimari taş parçaları ve devşirme malzemeler, bölgenin antik dönemlerden itibaren kesintisiz bir yerleşim ve kullanım alanı olduğunu düşündürmektedir. Bu durum, çeşmenin yalnızca Osmanlı kırsal mimarisinin bir örneği değil, aynı zamanda çok katmanlı kültürel peyzajın bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Çeşmenin üzerinde yer alan Osmanlıca kitabe, yapının banisi ve inşa sürecine ilişkin bilgiler sunabilecek nitelikte olup, kitabenin çevirisi şu şekildedir (Okuyan: Engin Mutlu):

“Allâhümme iğfir yâ Celîl,
sâhibü’-hayrâti ve’d-delîl
İçene olsun selsebîl?
Sene 1225 1227

Günümüzde köy dokusu içerisinde varlığını sürdüren Tulumtaş Çeşmesi, mimari özellikleri, tarihsel sürekliliği ve çevresindeki arkeolojik veriler ile birlikte değerlendirildiğinde, korunması gereken önemli kültürel miras unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

✶ Medya