Haydarhâne Tekkesi, 1312/1894–95 yılında, geçirdiği yangının ardından yeniden inşa edilmiştir. Yapının tevhidhânesi içinde, zamanında ziyâretgâh olarak kullanılan ahşap bir türbe bulunmaktaydı. Bu türbenin bitişiğinde Haydarhâne’nin oğlu Hüseyin Haydarî’ye ait bir sanduka yer almaktaydı. Tekkenin geçirdiği yangın sonucunda bu sandukalar yok olmuştur.

Yangından sonra tekke 1312/1894–95 yılında yeniden inşa edilmiştir. Bu inşa faaliyeti için Nâzımü’l-hikem Hamdi Bey tarafından bir tarih manzumesi kaleme alınmıştır. Söz konusu şiir, tekkenin cümle kapısının üstünde yer alan tâlik hatla yazılmış ihya kitâbesinde bulunmaktaydı. Kitâbede yer alan metin şöyledir:

Feyz-i lütfu Hazret-i Abdülhamîd-i ekremin
Eyledi âbâd pek çok hâne vü kâşâneyi

Etdi ihyâ-yı tekâyâ kıldı mescidler binâ
Seyredin âsâr-ı lütf-ı hüsrev-i ferzâneyi

Yaptı ezcümle Hüseyn-i Haydarî’nin tekkesin
Neşr için feyz-i ulüvv-i himmet-i şâhâneyi

Şâd edüb rûh-i alemdâr-ı cenâb-ı Fâtih’i
Vakf-ı şükrân etdi merdân-ı riya-bîgâneyi

Yâd-ı lütfun zamm-ı evrâd eyliyor her Kādirî
Zîb-i dest ettikçe her gün sübha-i sad-dâneyi

Eylemez nisyân-ı ihsân mest ü hayrân olsa da
Gavs-ı Geylânî elinden nûş eden peymâneyi

Gördüm itmâmın dedim Hamdî güher târîhini
Eylemiş Abdülhamîd ihyâ şu Haydarhâne’yi

sene 1312

Haydarhâne, âyin günü pazar olan bir Kādirî tekkesi idi. Zamanla yapının çatısı çökmüş, ardından tekke tamamen yıkılmıştır. Daha sonra yerine apartmanlar yapılmış, bu apartmanlar da yıkılarak alan İstanbul Üniversitesi’nin hizmet binalarına tahsis edilmiştir.

✶ Medya