Şeyh Hacı İbrahim Tekkesi
Havadan Külliyesi olarak da bilinir.
- Tür: Tekke
- Kültür: Osmanlı
- Yüzyıl: 15. yy, 18. yy
- Bölge: Türkiye, İç Anadolu Bölgesi, Kayseri, Develi
- Durum: Erişilebilir
Şeyh Hacı İbrahim Tekkesi, vakıf kayıtlarından anlaşıldığı üzere 15. yüzyılda mevcut olan ve bazı bölümlerinin 18. yüzyılda eklendiği bir yapı topluluğu olup Kayseri ili Develi ilçesi Havadan Köyü’nün mezarlık alanı içinde, köyün yaklaşık 1,5 kilometre kuzeybatısında yer almaktadır. Tekke; avlunun ortasındaki sekizgen türbe, kuzeydoğudaki aşhane, güneydeki avlulu mescit ve mescidin batı duvarına açılan kapıyla ulaşılan ikinci türbeden oluşmaktadır.
Yedi cepheli avluya doğu cephedeki eyvan kuruluşlu kapıdan girilir. Bu kapı, mimari kuruluşu bakımından İncesu Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Kervansarayı’nın kışlık bölümü taçkapısıyla benzerlik gösterir. Arazinin kuzeyden güneye meyilli olması nedeniyle avlu duvarlarının yükseklikleri değişmekte; güney tarafta suyun dışarı aktarılması için iki çörten bulunmaktadır. Avlunun güney, güneydoğu, güneybatı ve batı cephelerinde birer pencere yer alır.
Kuzeydoğu köşesindeki aşhane yaklaşık kare planlıdır. Batı cephesindeki kapı ve iki yandaki sekizgen pencerelerin lento ve söveleri yekpare taş bloklardan oluşturulmuştur. Pencere lentolarındaki dilimli kemercik kabartmaları ile çark-ı felek motifleri dikkat çekicidir. Kuzey duvarındaki ocak ve dolap nişleri, aynı türden nişlerle birlikte bu birimin yalnızca mutfak olarak değil, konaklamaya da uygun biçimde düzenlendiğini gösterir. Üst örtüsü düz toprak damdır.
Avlu ortasındaki sekizgen Şeyh İbrahim Türbe, Tekkenin en sağlam yapısıdır. Kare kaide üzerine oturan gövde içten ve dıştan kubbe ile örtülüdür; mumyalık bölümü yoktur. Bej, gri ve kırmızı taş malzemenin birlikte kullanıldığı türbenin doğu cephesindeki kapı izleri, önünde tonozla örtülü bir giriş mekânı bulunduğunu düşündürür. Batı, güneydoğu, güneybatı ve kuzey cephelerinde birer pencere açılmış; pencere bulunmayan yüzeylerde aynı genişlikte düz panolar düzenlenmiş ve üstleri sivri kemerli alınlıklarla hareketlendirilmiştir. Kapının bulunduğu cephe hariç tüm yüzeylerde mazgal pencereler yer alır. Mihrabı beş cepheli bir niştir ve mukarnaslı kavsara içermez; bir sıra kaval silmeyle çerçevelenmiştir. Kubbe geçişinde atkı taşları kullanılmış, dışarıdan miğfer biçiminde sivri bir görünüm oluşmuştur. İç mekânda, kubbe başlangıcı hizasında dolaşan ahşap levhalarda celi sülüs Esma-i Hüsna yazıları ile aralarındaki çiçek demetleri bulunmaktadır. Şeyh İbrahim Türbesi’nde yatan Aksaraylı Azizoğlu Şemseddin Mahmut (?-1324) bir Rufâîdir. Türbede yatan Şeyh İbrahim, Bektaşilik geleneğine bağlı bir gönül eridir ve kökeni Havadan Köyü’ndeki Ağaçeri Aşiretine dayanır.
Avlunun güneyindeki esas mescit doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır ve üstünü örten sivri tonoz günümüze ulaşmamıştır. Doğu cephesine eklenen üstü açık giriş bölümünün güney duvarında kum saati başlıklı ve kaideli sütuncelerle sınırlandırılmış bir mihrap yer alır; mihrap üzerindeki blok taş düz ve ters üçgen kabartmalarla bezenmiştir. Kuzey cephede işlevi bilinmeyen yuvarlak kemerli iki niş bulunmaktadır. Mescidin taçkapısı kum saati başlıklı sütuncelerle belirginleşir ve sivri kemeri bir sıra kaval silmeyle vurgulanmıştır. Güney duvarında mihrabın iki yanında birer pencere yer alır; iç duvarlarda kıtık harç sıva görülür. Batı duvardaki kapı kare planlı ve pandantiflerle kubbeye geçilen türbeye açılır; burada kesme taş ve moloz taş birlikte kullanılmıştır.
Süsleme bakımından aşhane pencerelerindeki dilimli kemercik kabartmaları ve çark-ı felek motifleri, türbe pencerelerinin alınlıklarındaki rozet kabartmaları, türbe içindeki boyalı ahşap nakışlar ile mescitteki sütunceler ve geometrik taş işçiliği öne çıkar. Avlu ve merkezî türbede düzgün kesme taş, diğer birimlerde ise moloz taş kullanılmıştır.
Yapının kitâbesi bulunmamaktadır. Tekkenin 15. yüzyılda var olduğu vakıf kayıtlarından bilinmekte; türbedeki ahşap levhaların ve muhtemelen güneydeki mescit ile ikinci türbenin 18. yüzyılda komplekse eklendiği anlaşılmaktadır. Tekke 2005–2006 yıllarında kapsamlı bir onarım geçirmiştir.