Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatnâme adlı eserinde, At Pazarı’nda yer alan, geniş avlulu ve çevresi ağaçlıklarla kaplı görkemli bir yapıdan, Osman Paşa Sarayı’ndan, övgü dolu sözlerle bahsetmektedir. Onun anlatımına göre bu saray, yalnızca mimari ihtişamıyla değil, aynı zamanda doğal çevresiyle de dikkat çekici bir güzelliğe sahipti.

Bu etkileyici yapının, Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Gürcü Osman Paşa tarafından 16. yüzyılda inşa ettirildiği bilinmektedir. Ancak Evliya Çelebi’nin hayranlıkla anlattığı bu saraydan günümüze hiçbir iz ulaşmamıştır. Kaynaklar, sarayın eski At Pazarı civarında, bugünkü Vilayet Konağı’nın bulunduğu yerde yer aldığını belirtmektedir. Hatta bu konağın, Osman Paşa Sarayı’nın temelleri üzerine inşa edilmiş olabileceği tahmin edilmektedir. Nitekim yaşlı kuşak, bu tarihî sürekliliğin bir göstergesi olarak, Vilayet Konağı’na hâlâ “saray” demeye devam etmektedir.

Fransız seyyah Pierre de Gigord tarafından 1880 yılında çekilen iki fotoğrafın altında Osmanlıca şu ifadeler yer almaktadır: “Kayseri Hükümet Sarayı’nın meclis hâne tarafı” ve “Kayseri Hükümet Sarayı’nın meclis idare ciheti”. Ayrıca Fransızca olarak “Hükümet merkezi: hapishaneyi temsil eden kanat” ve “Hükümet merkezi: idare” şeklinde kaydedilmiştir. Fotoğraflarda görülen Hükümet Sarayı’nın, Osman Paşa Sarayı ve ona ait hapishane olması büyük ihtimalle muhtemeldir.

Fotoğraflardan anlaşıldığına göre Osman Paşa Sarayı, günümüzdeki Hükümet Konağı’nın batı kısmının bulunduğu yerde yer alıyordu. Saraya ait hapishane ise bugünkü Hükümet Konağı’nın doğu kısmında bulunmaktaydı. Bu iki yapı arasında geniş bir bahçe yer almakta olup, bahçenin kuzey kısmı sebze bahçesi, güney kısmı ise ortasında bir şadırvan bulunan bir park niteliğindeydi.

✶ Medya