Nasrullahzade Hacı Mehmed Efendi Vakfı’na ait bu mektep, muhtemelen vakfın kurucusu olan aynı isimli şahıs tarafından 16. yüzyılın sonlarında inşa edilmiştir. Muhtemelen 20. yüzyılda vakıf mülkü olmaktan çıkarılarak özel şahıslara satılmış ve günümüzde iş yeri olarak kullanılmaktadır.

Mektep, kırmızı kesme taştan iki katlı olarak inşa edilmiştir. İç kalenin güneybatı köşesindeki surun dış kısmına bitişik şekilde yapılmıştır. Yapının güney cephesinde, üst katta beş adet yuvarlak kemerli uzun pencere yer almaktadır. Çatısı tek eğimli bir çatı şeklindedir. Alt kat günümüzde dükkânlara dönüştürülmüştür; ancak bu dükkânların tabelaları yapının büyük bölümünü kaplayarak mektebin özgün mimari görünümünü örtmektedir. Mektebin tarihi ve mimari değerinin ortaya çıkarılabilmesi için tabela kirliliğinin ortadan kaldırılması ve yerine yapının kimliğine uygun tabelaların yerleştirilmesi gerekmektedir.

Nasrullahzade Hacı Mehmed Efendi’nin Kaleönü’nde yaptırmış olduğu bu mektepte (muallimhanede) çocuklara Kur’an-ı Kerim öğretecek hoca, aynı zamanda mescitte imamlık yapacak ve ayrıca Şeyh İbrahim Tennurî Camii’nde her gün kuşluk vaktinde bir cüz okuyarak vakfın ruhuna hediye edecektir. Bunun için hocaya bir ücret ödenecektir. Vâkıf Mehmed Efendi burada dikkat çekici bir dilek ortaya koymuştur: “Vakfın diğer hayratı zarar görse bile, mektep zarar görmeyecektir.”

Nasrullahzade Hacı Mehmed Efendi Vakfı, Kayseri’de 16. yüzyılın sonlarına doğru Hacı Mehmed Efendi isimli bir şahıs tarafından kurulmuştur. Hacı Mehmed Efendi hakkında ancak bu vakıf belgelerinden bilgi edinebilmekteyiz. Resmî bir görevi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çarşı ve şehir çevresindeki arazilerde büyük miktarda mal varlığına sahip olduğuna göre zengin bir tüccar olmalıdır. Vakıf, halen ahfadından mütevelliler tarafından idare edilen mülhak bir vakıftır. Mehmed Efendi ilk vakfını 11 Ağustos 1584 (H. 4 Şaban 992) tarihinde vakfiyesini yazdırarak kurmuştur. Bu vakfiyenin önemli bir özelliği, Kayseri’de Türkçe olarak yazılmış ilk vakfiye olmasıdır. Daha önce tanzim edilmiş vakıfların vakfiyeleri Selçuklu geleneğine uygun olarak Arapça yazılmıştı. Mehmed Efendi bu ilk vakfına edindiği yeni malları vakfetmek suretiyle 1585 yılı ağustos başında (Recep 993) ve 1588 yılı haziran başında (Recep 996) iki defa daha vakfiye yazdırarak ilaveler yaptırmıştır.

✶ Medya