Molla Osman Dede Türbesi
Mulla Osman Türbesi olarak da bilinir.
- Kültür
- Osmanlı
- Yüzyıl
- 16. yy
- Durum
- Erişilebilir
Türbe Yozgat ili, Yerköy ilçesi, Karacaahmetli mahallesinde, Kırşehir-Yozgat sınırında, E88 otoyolu üzerinde, bir mezarlığın içerisinde bulunmaktadır.
Molla Osman’ın 6 dedesi ve aşireti 15. Yüzyılda Mısır’da yaşayan saygın bir aşiret boyudur. Yavuz Sultan Selim Han Mısır’a Halifelik Hırkası ve Halifeliği almak için, Mısır’a sefer düzenler. Mısır’a ayak bastığı anda, bu aşiret tarafından karşılanır, Her an senin emrindeyiz derler.
Yavuzhan 1515’te Halifeliği alır. Sudi görevlilerine, bir heyet gönderip kutsal emanetleri ister. Kutsal emanetlerde Yavuzhan’ a gönderilir. Yavuzhan, bundan böyle Mekke-Medine şehirlerinin kölesiyim der ve Halifeliğin ilan eder ve Anadolu’ya dönmeye karar verir. Dönmeden, aşiret beylerini huzura çağırtır ve onlara der ki: Burada kaldığım zaman zarfında hep yanımda oldunuz, seyyid ailesinden olduğunuz bana bildirildi, Mısır çok sıcak bir ülke, benimle Anadolu’ya gelin. Sizlere her türlü iskanı sağlarım. Onlar da kabul edip birlikte Anadolu’ya gelirler. Antep, Urfa, Adıyaman, Maraş bölgelerine iskan ettirirler. Geriye kalan iki kardeş Yavuzhana, Delice Irmağı kenarına geldiklerinde mola verirler. Mola zamanında kardeşlerin 5.si, padişahım bizler, tarımla uğraşmak istiyoruz derler ve Konya’ya bağlı Cihanbeyli ve Yunak bölgelerine yerleşirler. Molla Osman’ın babası ve dedesi de Delice Irmağının kenarında hayvancılık yapmak istiyoruz deyip Deliceden, Alkaya’ya kadar 6000 dönüm mera verilerek burada yaşarlar. Kış aylarını da, Çiçekdağına bağlı Alahacılı köyünde geçirirler. Bir gün Molla Osman, aşiretini şu an yattığı yere toplar. 3 gün sonra öleceğini ve şu an yattığı yere gömülmesini söyler ve buraya gömülür. Bu tanıtımın; bir bölümü tarihi bilgiler bir bölümü ise dedelerden ve Molla Osman’ın torunlarından olan “Mustafa Ocak – Mustafa Şimşek” tarafından yapılmıştır. ”Gün içerisinde yaz-kış demeden çevre il ve ilçelerden şifa bekleyen dua eden birçok ziyaretçisi bulunmaktadır. Rivayetlere göre felçli hastaların türbe ziyaretleri sonucu şifa bulduğu söylenmektedir.