Eski Câmi, Gümülcine’de eski adı Câmii Atik Mahallesi olan bölgede, günümüzdeki Gravias Sokağı’nda bulunmaktadır. Şehrin fethinden sonra inşâ edilen câminin yapım târihi bilinmemektedir.

Eser, 1678, 1853 ve 1920 târihlerinde onarılmıştır. Evliyâ Çelebi, câminin çarşı ortasında olup cemaatinin kalabalık olduğunu söylemektedir.

Eski Câmi’nin ilk hâli; kare planlı, kubbeyle örtülü, kiremitli küçük bir yapıdır. 1853 yılında, Sultan Abdülmecid döneminde câmiye esas yapının iki misli büyüklüğünde, kiremit çatılı, iki katlı bir ek yapılmış ve câmi bugünkü hâlini almıştır.

1912’de şehri işgal eden Bulgarlar, Eski Câmi’nin tek şerefeli minâresini şerefesine kadar yıkmış ve câmiyi kiliseye çevirmişlerdir. Câminin batı tarafındaki kitâbeyi kırmışlar, doğu tarafındaki hazîrede bulunan Sultan IV. Murat’ın torunu Şehzâde Mehmet’e ait, üzeri kurşun kaplı zarif kubbeli türbeyi de yıktırmışlardır. Daha da ileri giderek mezarları kazıp kemikleri toplayarak Sofya’ya Bulgar Kralı Ferdinand’a göndermişlerdir.

Bölge Fransız yönetimine (1919-1920) geçtiğinde, Türk azınlığın ileri gelenlerinin başvurusu üzerine eser tekrar kendilerine iade edilmiş ve yeniden câmiye çevrilmiştir. Câminin mevcut iki şerefeli minâresi de, o dönemde inşâ edilmiştir. Bakımlı ve iyi durumdaki Eski Câmi, günümüzde de ibâdete açıktır.[1]

Kaynak:

[1] Yılmaz, M. E. (2023). Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri (pp. 1056-1063). YTB Yayınları. | Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (ytb.gov.tr)

✶ Medya