Mihrişah Valide Sultan Çeşmeleri
- Tür: Çeşme
- Kültür: Osmanlı
- Yüzyıl: 18. yy
- Bölge: Türkiye, Marmara Bölgesi, İstanbul, Eyüpsultan, Merkez Mah. (Eyüpsultan)
- Durum: Erişilebilir
Çeşmeler, Mihrişah Valide Sultan İmareti giriş kapısının iki yanındadır.
MİHRİŞAH VALİDE SULTAN KİMDİR
Mihrişah Valide Sultan 1745 yılında dünyaya gelmiş olup 16 Ekim 1805 yılında vefat etmiştir. Naşı Eyüp’teki Valide Sultan Türbesi’ndedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Valide Sultan’ı, padişah III. Selim’in annesi ve Sultan III. Mustafa’nın eşidir.
Mihrişah Valide Sultan Ceneviz asıllıydı ve doğduğu zamanki isminin Agnes olduğu sanılmaktadır. 1789 yılında oğlu III. Selim’in tahta çıkması üzerine Valide Sultan oldu. 1795 yılında İstanbul’un Eyüp semtindeki Mihrişah Valide Sultan Okulu ve Külliyesi’ni, 1796 yılında Bahçeköy’deki Arabacı Mandırası Deresi üzerindeki Valide Bendi’ni, 1805 yılında Yeniköy’deki Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi’ni yaptırmıştır. Eyüp semtinde inşa ettirdiği imaret ise iki yüz yıldan beri faaliyetlerini sürdürmektedir.
Mihrişah Valide Sultan ve oğlu Padişah III. Selim’in her ikisi de Mevlevi (Muhammed Celaleddin-i Rumi) Tarikâtı mensubuydular.
Mihrişah Valide Sultan Sebil ve Çeşmesi, İstanbul’un Eyüp İlçesi’nde Eyüp Merkez Mahallesi Sultan Reşat Çıkmazı’nda bulunmakta olup iki çeşmesinin de suyu akmamaktadır.
Mihrişah Valide Sultan Çeşme ve Sebil Kitabelerinin Okunuşu:
Mihrişah Valide Sultan Sebil Transkripsiyonu
I.Kitabe:
Mehd-i cenâb-ı saltanat iklîl-i tâc-ı mekremet
Mâ‘mûre-sâz-ı memleket subh-ı sipihr-i ‘ızz ü câh
Gûş eyle kadr-i gevherin evsâf-ı zât-ı bihterin
Hurşîdidir ol hâverin Sultan Selîm-i Cem-sipâh
Günümüz Türkçesi:
Yüce saltanatın beşiği cömertlik baş tacı
Memleketi imar eden, yücelik ve makam göğünün sabahı
İnci gibi olan kıymetini ve en iyi olan kişisel özelliklerini
Dinle, o doğunun güneşidir Cem (sultan) ordusuna sahip Sultan Selim
II.Kitabe:
Bahş itdi mâl-i bî-hesâb dünyâyı itdi feyiz-yâb
Kurb-i Ebî Eyyûbe âb icrâsına kıldı nigâh
Bir nev sebîl itdi binâ hem hoş-edâ hem cân-fezâ
Nezdîk-i ashâb-ı safâ rızvân-ı hulde şâh-râh
Günümüz Türkçesi:
Sayısız mal harcadı dünyaya bereketini buldurdu
Ebu Eyüp yakınlarına su akıtmayı gözledi
Yeni bir sebil yaptırdı ki, hem hoş edalı hem de cana can katar
Safa sahibi sahabenin yakınında ebedi rızaya giden ana yoldur
III. Kitabe:
Gûyâ ki bir kâşânedir revzenleri şâhânedir
Cennet midir âyâ nedir olmuş mahall-i iştibâh
Oldu bu yerde rû-nümâ mazmûn-ı tecrî tahtehâ
Kıldı kerâmetle binâ ol dâver-i devlet-penâh
Günümüz Türkçesi:
Sanki bir saray gibidir, pencereleri şahlara layıktır
Cennet midir acaba nedir diye şüphe uyandıran bir yer olmuş
Tecri tehteha (altlarından ırmaklar akar) ayetinin içeriği burada ortaya çıktı
Devletin kendisine sığındığı O adil padişah cömertlikle burayı yaptırdı
IV.Kitabe:
İt‘âm içün âfâkı heb yapdı ‘imaret müntehab
Ensârdan eyler taleb nasr-ı livâ-yı pâdişâh
Yek-pâre ihsândır işi cûd-ı ferâvândır işi
İrvâ-yı ‘atşândır işi her tavrı tevfîk-i ilâh
Günümüz Türkçesi:
Bütün ufukları (herkesi) doyurmak için seçkin bir aşevi yaptırdı
Ensardan da padişahın sancağına yardım etmelerini ister
Hep bağıştır işi, bol bol cömertliktir işi
Susuzları suya kandırmaktır işi her tavrı Allah’ın başarı vermesiyledir
V. Kitabe:
Esrâr-ı sahbın mazharı envâ‘-ı hayrın masdarı
Seyr it bu âb-ı Kevseri nûr içre istersen şinâh
Gâlib kalemden akdı bil târîhi hem-çûn-i selsebîl
Ashâba zemzem hem sebîl ‘ayn-ı safâ-yı Mihrişâh
Günümüz Türkçesi:
Ashabın sırlarına ulaşmıştır, çeşit çeşit iyiliklerin kaynağıdır
Nur içinde yüzmek istersen bu Kevser suyunu seyreyle
Galip tarihi tıpkı selsebil suyu gibi kalemden aktı bil
Mihrişah’ın safa bahşeden gözesi dostlar için hem zem-zem hem de sebildir
Mihrişah Valide Sultan Çeşme Kitabesi Transkripsiyonu (Sebilin sağındaki)
I. Kitabe:
Mâ şâe’l-lâhu kâne
Anlamı:
Allah’ın dilediği olur.
II. Kitabe:
Ve mine’l-mâi külle şey’in hayy
Anlamı:
Canlı olan her şeyi sudan yarattık.
Enbiya Suresi, 30. ayet
Mihrişah Valide Sultan Çeşme Kitabesi Transkripsiyonu (Sebilin solundaki)
I. Kitabe:
Mâ şâe’l-lâhu kâne
Anlamı:
Allah’ın dilediği olur.
II. Kitabe:
Ve segâhum rabbuhum şerâben tahûrâ
Anlamı:
Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir.
İnsan Suresi, 21. ayet
Hazırlayan: Hasibe Durmaz
Kitabeler: Hasibe Durmaz, Esra Yavuz
Kaynak: İSTANBUL’UN ÇEŞME VE SEBİL KİTABELERİ GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİYLE BİRLİKTE 1
Sayfa: (185-190)
Yazar: Hasibe Durmaz, Esra Yavuz, Murat Arslan
✶ İlişkili Yerler
