Önce üstad Yağfur Avratpazarı adlı yerde bin parça beyaz ham mermerden minare gibi içi boş merdivenli bir yüksek sütun yapıp Madyan oğlu Yanko’nun Hindistan’ı, Luristan ve Moltan’ı deniz gibi asker ile fethe gittiği askerlerinin şekilleri ile anılan sütunun dört tarafına baştan başa bukalemun nakşı resimleryapmıştır ki bütün resimler birer şekilde hazır durup canlı sanılır. Bu sütunun en tepesinde tek parça beyaz mermer üzere bir maksürecik üzere bir peri yüzlü zamane güzeli ve nice dünya güzeli heykelini yine beyaz mermerden yapıp yılda bir kere bir sayha vurup yeryüzünde ne kadar kuş var ise o heykel üzere dönerken nice kere yüz bin cins kuş yere düşüp İstanbul halkı alıp yerlerdi. Daha sonra Kostantin asrında bu minare mili üzere ruhbanlar çıkıp İstanbulüzere bir isyancı asker gelse, ruhbanlar çanlara vurunca bütün askerler hazır olurlardı. Daha sonra bu minare mili Hz. Risalet doğduğu sırada büyük bir deprem olup tepesindeki peri sureti ve bütün çanlar düşüp minare mili depremin etkisiyle parça parça olmuştur ki halaaçık seçik bellidir. Ama tılsım olmasından dolayı yıkılmayıp bugün hala ayakta büyük bir seyirliktir ki anlatılmaz.

Kaynak: Kahraman, Seyit Ali; Dağlı, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul, 1. Cilt 1. Kitap, YKY Yayınları, İstanbul, 2003, s. 32.

✶ Medya