Hacı Bayram Camisi avlusunda, Hacı Bayram Veli Türbesi’nin önünde (batı tarafında) olduğu bilinen şadırvan günümüze ulaşmamıştır. Şadırvan, Osmanlı Dönemi Ankara camilerinde rastlanan bir mimari unsur değildir. Bu konuda bilinen tek örnek Hacı Bayram Camisi avlusunda bulunan şadırvandır. Şadırvanlar, daha çok külliye şeklindeki büyük camilerin avlularında çok sayıda kişinin aynı anda abdest alabilmesi amacıyla yapılan, kare, yuvarlak ya da çokgen biçimli olabilen, oturma yeri bulunan gösterişli çeşmelerdir. Şardırvanların üstü kubbeli ya da açık olabilmektedir. Ayrıca fıskiyeli çeşitleri de bulunmaktadır.

Abdülkerim Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre, çeşmenin Ankara Etnoğrafya Müzesi’nde muhafaza edilen 8 satırlık kitabesinden, “Bu şadırvan Abdülhamid Han-i Sani’nin arzusu ve Ankara
Valisi Abidin Paşa’nın delaleti ile yapılmış. Elmadağ suyu akıtılmıştır. Sene 1308 (1890-1891)” bilgisi elde edilmiştir. Şadırvanın ne zaman kaldırıldığı kesin değildir. Cami avlusunda yapılan düzenlemeler sırasında 1940’lı yılların başında kaldırılmış olabileceği düşünülmektedir.

Hacı Bayram Camisi avlusundaki şadırvan, eski bir fotoğrafından anladığımız kadarıyla Selçuklu tarzı kümbet biçimli yapılmıştır. Sekizgen bir gövde üzerinde, sekizgen biçimli sivri külahlıdır. Ahşap olan külah kısmı kurşun kaplamadır. Külah kısmının bir diliminde dikdörtgen biçimli bir açıklık vardır. Bu açıklığa şadırvanın kitabesi yerleştirilmiştir. Ana gövde yığma kargir yapılıdır. Lülelerin denk geldiği bölümler çerçeve içine alınmış ve dekoratif kabartma motiflerle süslenmiştir. Dört lüleli olduğu anlaşılmaktadır. Lülelerden akan suyun toplandığı yalak taşı, kanal biçiminde tek parça ve bütün şadırvanın etrafını dolaşacak şekilde yapılmıştır. Kaynaklarda Hacı Bayram Camisi’nde, ‘Hacı Bayram-ı Veli Çeşmesi’ olarak adlandırılan bir çeşmeden bahsedilmektedir. Mustafa Erdoğan’ın 18. yüzyıl şairi Razi’nin (1668-1740) divanına dayanarak verdiği bilgiye göre Hacı Bayram Tekkesi şeyhi Muhammed Baba, 1715 yılında caminin yakınına bir su deposu (maksem) yaptırmıştır. Bu tarihte Hacı Bayram-ı Veli Çeşmesi’ni tamir ettirmiş ya da yeniden inşa ettirmiştir (Erdoğan Mustafa, s.105, s.112, s.113, s.129). Şair Razi’nin bahsettiği, 1715 tarihinde tamir edilen çeşme ile 1891 yılında yaptırılmış olan Hacı Bayram Camisi Şadırvanı’nın aynı yapılar olmadığından hareketle, çeşmenin yerine sonraki yıllarda şadırvan yapılmış olabileceği düşünülebilir. Hacı Bayram Çeşmesi’nin adı, üzerinde Padişah III. Ahmed’in tuğrası bulunan Hicri 1132 (Miladi, 1719-1720) tarihli bir fermanda da geçmektedir. Fermanın konusu Tahtakale Hamamı’nın su yolu ile ilgilidir (Konyalı, Karacabey Mamuresi, s.107).

1890 yılında suyunu Atpazarı Maksemi’nden temin etmeye başlamıştır.

Kaynak: Osmanlı Döneminde Ankara’nın Mahalle Çeşmeleri – İbrahim Yavuz İşçen

✶ Medya