Hasbekitçi Çeşmesi
Hasbekitçi Çeşmesi, H. 1135 / M. 1722 yılında inşa edilmiştir. Yol kotunun yükselmesinden dolayı yaklaşık 0,40 m toprağa gömülü durumda olan yapı, 2,65 m yüksekliğinde, 2,55 m genişliğinde ve 1,13 m derinliğindedir. Çeşme, cephe kompozisyonu bakımından Kayseri’de tek örnektir.
Çeşmenin niş derinliği 0,75 m’dir. Nişin üzeri atkı taşı ile örtülmüş olup bu atkı taşı, yanlarda kesme taştan örülmüş ayaklara oturmaktadır. Antik karakter arz eden atkı taşının üzeri, ön ve yan cephelerde profilli silme kuşakları ile hareketlendirilmiştir. Atkı taşının üstü dairevi alınlıkla nihayetlendirilmiş, bu alınlığın üzerine yakın tarihte köşk minare konulmuştur. Yandaki duvarların ön cephelerinin üst kısımlarına ve iç yüzeylerinin üst bölümlerine kabartma olarak birer adet gülbezek yerleştirilmiştir. Çeşme nişi içerisinde bulunan tek delikli ayna taşının etrafı basit bir silme kuşağı ile çevrelenmiştir. Günümüzde kullanılmayan ayna taşının altında basit bir su yalağı bulunmaktadır.
Çeşme nişi içerisinde 1,06 × 0,76 m ölçülerinde bir inşa kitabesi yer almakta olup kitabe yedi satır içinde yazılmıştır. Bunun üzerinde 1,13 × 0,27 m ölçülerinde tek satırlık ikinci bir kitabe bulunmaktadır. İnşa kitabesinin üst kısmında rumi süslemeler bulunmaktadır. İnşa kitabesinin üzerinde yer alan ve Nesih Ta‘lik yazı ile yazılmış ikinci kitabe, Mutasarrıf Ahmed Efendi’nin himmetiyle tahrir edilmiş olup 1331 (1912) tarihlidir.
Çeşmede süsleme unsuru olarak lento üzerindeki profilli silmeler ile duvarların üst kısımlarında ve çeşme nişinin yan duvarlarının üst kısımlarında yer alan gülbezekler bulunmaktadır. Yapının kitabeleri mermerden yapılmış olup, diğer tüm bölümlerinde düzgün kesme taş kullanılmıştır.
Kitabelerine göre Hasbekitçi Çeşmesi, H. 1135 / M. 1722 yılında inşa edilmiş, 1912 yılında tamir edilmiştir. Çeşme, 2006–2010 yılları arasında yıktırılmıştır.
Yedi satırlık inşa Kitabe:
Habbeza nu çeşme-i ab-ı hayat Menba-ı Cennet zi havz-ı selsebil Kevsere teşbih ederdim lezzetin
Cuy-i bar-ı himmetinden bu sebil Sur emini hem emini matbah ol Zül himem emin-i kerem Hacı Halil
Oldu istihkak-ı zatıyla bekam İtdi Mevlarif’at ü kadrin Celil Devr-i Sultan Ahmedi’de eyledi
Hizmet-i devlette çok sa’y-ı cemil Daimi hayrata sa’i olmağın Yaptı bu ayn_ı cedidi bi adil
Teşneler sir-ab-ı lutfi oldular Olmuş iken suları gayet galil Yine Hubbü’l vatan oldu ayan
Kayseri olmağla ol zat-ı Celil Maskat-ı re’s-i dir-i Huccaca Olduğun iş’ar ider nam-ı Halil
Cümle oniki biraderden Hüda Yusuf is’a eylemiş anı Celil Maksadı içün budur hayratdan Bu şanla yad ola vakt-ı rahil Kevser-i peygamberi nuş eyleye Ola Cennet’de delili Cebrail Teşnegane dedi tarih-i refik Aynı zemzemden içen ab-ı Halil. Sene 1135
Anlamı:
Bu ne güzel bir hayat suyu çeşmesidir;
Cennet’in kaynağı olan Selsebil havuzundan fışkıran bir memba gibidir.
Lezzetini Kevser’e benzetirdim;
Bu sebil, himmetinin akıp gelen suyundandır.
Sur emini ve aynı zamanda matbah emini olan,
Yüksek gayretli, cömertlikte emin Hacı Halil,
Kendi liyakatiyle bu hayırla ebedîlik kazandı;
Yüce Mevla onun derecesini ve kıymetini yükseltti.
Sultan Ahmed devrinde,
Devlet hizmetinde pek çok güzel gayret gösterdi.
Sürekli hayır işlerine koştuğu için
Bu yeni çeşmeyi adaletle yaptırdı.
Suları çok azalmışken,
Susuzlar onun lütfuyla suya kandılar.
Vatan sevgisi yine apaçık ortaya çıktı;
Zira o yüce zat Kayserili idi.
Hacılar Kapısı’nda doğduğunu,
Halil adının bunu işaret ettiğini bildirir.
Allah, on iki kardeşin hepsinden
Yusuf gibi yüce kılarak onu seçmiştir.
Bu hayratı yapmaktaki maksadı şudur:
Göç vakti geldiğinde bu şanla anılsın.
Peygamberin Kevser’inden içsin
Ve Cennet’te ona Cebrail rehber olsun.
Dost, tarih olarak şöyle dedi:
Zemzemden içen Halil’in suyu.
Sene 1135.
Onarım Kitabesi
Mutasarrıf Ahmed Efendi’nin himmetiyle tahrir edilmiştir. 1331