1943 tarihli kitabesiyle belgelenen İmamoğlu Bağ Evi’nin bahçe girişi, kesme taştan inşa edilmiş basık kemerli bir kapıdan sağlanır. Kemerin kilit taşındaki tarih, yapının dönemini vurgulayan önemli bir ayrıntıdır. Taş basamaklı merdivenlerle ulaşılan ön bahçe, batısında karataş malzemeden yapılmış dikdörtgen formda bir süs havuzuna sahiptir. Havuzun ortasındaki fıskiye, mermer sütun üzerine yerleştirilmiş, kenarları kıvrımlı iki taş çanaktan oluşur; çanaklardan biri günümüzde kırık durumdadır. Doğu tarafta ise istinat duvarına bitişik sonradan eklenmiş bir çeşme bulunur.

Güney cephedeki ana girişe, taş küpeşteli ve taş basamaklı merdivenle çıkılır. Çift kanatlı ahşap kapı, üzerinde basık kemerli aydınlatma penceresiyle dikdörtgen planlı hole açılır; buradan iki basamakla sofaya geçilir. Sofa, misafir odası, yatak odaları, yemek odası ve beşik kemerli geleneksel ocağıyla mutfağa bağlanır. L biçimli balkon, kesme taş kolonlar ve kare kesitli korkuluk babalarıyla çevrilidir. Bodrum katta zerzembi ve soğukluk bölümleri, ayrıca bağımsız girişli yaşam alanları bulunur.

Doğuda yontma ve moloz taştan yapılmış müştemilat, tonozlu ve nişli kaya oyma mekânlarıyla dikkat çeker; önünde tek bloktan oyulmuş su kuyusu yer alır. Arka avludan taş merdivenle üst sete çıkılır, ayrıca bahçede garaj ve ek hizmet alanları vardır. Günümüzde yapı, bazı unsurları hasar görmüş olsa da mimarî bütünlüğünü büyük ölçüde korumaktadır.

Kararla, İmamoğlu Evi ve Havuzu’nun 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ve II. Grup yapı olarak belirlenmesine hükmedilmiştir. Ayrıca, tescilli taşınmazda izin alınmadan herhangi bir fiziki veya inşai müdahale yapılamayacağı belirtilmiştir.