Öksüzce Çeşmesi
- Tür: Çeşme
- Kültür: Osmanlı
- Yüzyıl: 18. yy
- Bölge: Türkiye, İç Anadolu Bölgesi, Ankara, Altındağ, Hacettepe
- Durum: Erişilebilir
Cebeci semtinden kaynaklanan Öksüzce suyu, şehrin en makbul kabul edilen sularından biriydi. “Kaynağından aldığı suları, demir borularla Kattanin Mahallesi’ndeki (Hamamarkası tarafında bulunan eski bir mahalle) Öksüzce çeşmesine taşıyordu. Kaynağından itibaren çeşmeye kadar korunaklı olduğundan hiçbir şekilde kirlenmediği” belirtilmektedir (Safvet, s.50).
Günümüzde varlığını koruyan çeşme, Sakarya Mahallesi sınırları içinde, Öksüzce Sokak üzerindedir. Öksüzce Sokak’ın Cingöz Sokak ile kesiştiği köşede, Cingöz Sokak’ın doğu tarafında yer almaktadır. 1924 Ankara Haritası’da, ‘Öksüzce Çeşmesi’ şeklinde adlandırıldığı görülen çeşme, Ankara’da Öksüzce suyunu kullanan iki çeşmeden biridir. 1904 doğumlu Yüksek Orman Mühendisi Kazım Mıhçıoğlu, kendisiyle 1987 yılında yapılan bir söyleşide, Ankara’nın en iyi suyu olarak bilinen Öksüzce Çeşmesi suyunu eşeklerle bu çeşmeden evlerine taşıdıklarını anlatmıştır (Bağlum, s.78).
Öksüzce Çeşmesi’nin üzerinde 2 tane kitabe ve bir tane de kabartma motifli taş göze çarpmaktadır. Çeşmenin yapım kitabesi, sivri kemer nişinin içinde en üstte yer alan mermer üzerindedir. Bu kitabe üzerinde 5 satır halinde yazılmış bir yazı vardır. Kitabeden, çeşmenin Hicri 1199’da (Miladi, 1784) yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Kitabenin tam çevirisi (Şehr-i Kadim Ankara, Cilt 3, s.419) şöyledir:
“Sene 1199
Bârek Allah misl-i havzı kevser-i Haydar bu
Nûş idenler dedi Hakka cennetin enharı bu
Sâkiya mâi-tahûr-u bezl edip kıldın atâ
Şâh-ı hurrem olmak içün Hüseyin Kerbelâ
Doldur iç, mai zülâlî refi der ikrar bu.”
Çeşme üzerindeki diğer kitabe, çeşmenin sol tarafındaki duvarı üzerinde yer almaktadır. Mermer olan kitabede iki satır halinde bir yazı bulunduğu görülmektedir. Bu kitabenin çeşme ile bir ilgisi olmadığı ve buraya sonradan başka bir yerden taşındığı anlaşılmıştır. Namazgah kitabesi olarak tanımlanan kitabenin çevirisi (Şehr-i Kadim Ankara, Cilt 3, s.421) şu şekildedir:
“Bunu bir secdegâh ettim ilâhi sen kabul eyle
Sana el bağlasın dursun gelen gi-den bu mihraba.”
Ön cephesi Öksüzce Sokak’a bakan çeşme, kesme Ankara taşları ve aralarında da Roma-Bizans dönemi devşirme mermer bloklar kullanılarak inşa edilmiştir. Çeşmenin yapım kitabesinin altında bulunan işlemeli taş, hafif dışarı çıkık olarak yerleştirilmiştir. Yatay olarak yerleştirilmiş olan dikdörtgen biçimli taş üzerinde, zikzaklı bir çerçeve içine alınmış kabartma bir motif bulunmaktadır. Çeşmenin üzerinde, sivri kemerli fazla derin olmayan bir niş yer almaktadır. Kemerin birleşim yerine, yuvarlak biçimli kabartma işlemeli bir rozet yerleştirilmiştir. Çeşmenin ayna taşı ve yekpare olarak yapılmış olan yalak taşı mermerdendir. Lülesi yerinde olmayan çeşme günümüzde kullanılmamaktadır. Çeşmenin 1932 yılında onarıldığı bilgisi bulunmaktadır. Sonraki dönemlerde üzeri yeşil boya ile boyanmıştır. Bugün kısmen dökülen boyanın altından çeşmenin taşlarını görebilmek mümkündür (2018). Mahalle evlerinden birine bitişik durumda bulunan çeşmenin, depo bölümü üzerine beton atılmış ve evin balkonu haline getirilmiştir (2018). Cingöz Sokak’a bakan yan cephesi sıvalı ve boyalıdır (Çeşmenin olduğu alanda yapılan yenileme çalışmaları sırasında 2018’de bu ev yıkılarak yerine yenisi yapılmıştır. Çalışma tamamlandığında çeşmenin ev ile olan bağlantısının iptal edileceği anlaşılmıştır.).
Kaynak: Osmanlı Dönemi’nde Ankara’nın Mahalle Çeşmeleri