Serçeoğlu Camii, inşa tarihi bilinmeyen, Kayseri’nin Meydan Kapısı semtinde ve Sahabiye Medresesi’nin hemen güneyinde bulunan güzel bir camidir. Banisi, Serçeoğlu Hacı Ali Efendi adlı bir zattır. Mezarının, caminin batı tarafındaki kabristanda (muhtemelen Hacı Kılıç Mezarlığı’nda) bulunduğu rivayet edilmekteyse de yapının inşa tarihi ve Hacı Ali Efendi’nin vefat zamanı bilinmemektedir.

Yapı, başlangıçta Serçeoğlu Hacı Ali Efendi tarafından küçük bir mescit olarak inşa edilmiştir. Daha sonra Bağdat Valisi ve meşhur vezir Gözlüklü Muhammed Reşid Paşa tarafından genişletilerek yenilendiği ve camiye dönüştürüldüğü düşünülmektedir. Muhammed Reşid Paşa tarafından camiye konulup hediye edilmiş olan celî hatla yazılmış son derece nefis ve güzel bir Mushaf, yapıyla bağlantılı önemli unsurlardan biridir.

Mushaf’ın cildinde ve içinde yer alan ibarede geçen “Allah Teâlâ’nın şereflendirdiği” ifadesinin işaretine göre, caminin Muhammed Reşid Paşa tarafından tamir edilip genişletildiği anlaşılmaktadır. Yapı, 1272/1855-1856 tarihinde Akça-Kayalızâde Hacı Muhammed Ağa tarafından tekrar tamir edilmiştir. Bitişiğinde bulunan Serçeoğlu Medresesi’nin de bani Serçeoğlu Hacı Ali Efendi tarafından ihya edildiği rivayet edilmektedir.

Bağdat Valisi Mehmed Raşid Paşa’nın camiye hediye ettiği büyük boy Kur’an-ı Kerim, yapının yıkılmasının ardından Hunat Camii’ne taşınmış, buradan da çalındıktan sonra bulunarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na alınmıştır. Her ne kadar eserin Kayseri’de kalması için Raşid Efendi Kütüphanesi’ne aktarılması yönünde çaba gösterilmişse de bu gerçekleşmemiştir.

1932-1936 yıllarında Kayseri Valiliği, Belediye Başkanlığı ve CHP il başkanlığını birlikte yürüten Nazmi Toker, At Meydanı (sonradan Cumhuriyet Meydanı) ve çevresinde kendi modern şehircilik anlayışı doğrultusunda kapsamlı bir imar hareketi gerçekleştirdi. Burhanettin Çaylak’a hazırlatılan 1/8000 ölçekli şehir planı 7 Kasım 1933’te kabul edilmesine rağmen Toker, uygulama planlarını ve bakanlık onayını beklemeden yıkımlara başladı. Meydan çevresindeki yapılar ile Kurşunlu Camii’ne kadar uzanan geleneksel mahalle dokusu kaldırılarak alan genişletildi. Atatürk Anıtı, tören alanı ve Tan Sineması ile donatılan meydan, Osmanlı döneminden kalan fiziksel dokusunu büyük ölçüde kaybederek Nazmi Toker’in modern şehircilik anlayışını yansıtan Cumhuriyet Meydanı’nın temel biçimine kavuştu. Serçeoğlu Camii de Nazmi Toker tarafından yürütülen imar faaliyetleri kapsamında yıktırıldı.

Serçeoğlu Camii’ndeki Mushaf’ın ibaresi

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Hamd, Kur’an’ı, ümmeti insanların en hayırlısı olan Muhammed’e indiren Allah’a mahsustur. Salat ve selam onun üzerine, diğer büyük peygamberlerin üzerine, onun ailesi ve doğru yolu izleyen, temiz, pâk sahabileri üzerine olsun. Allah onların hepsinden razı olsun.

Bundan sonra: Hayır ve iyilik sahibi, dereceleri bahşeden Allah’a kulların en muhtacı olan Bağdat Valisi, büyük vezir, yüce müşir Muhammed Reşid Paşa —Allah Teâlâ onu korusun ve dilediği şeylerde ona kolaylık versin—, Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak ve güzel tevfikine erişmek maksadıyla bu yüce Mushaf-ı Şerif’i, yani Kur’an-ı Kerim’i ve kadim kelamı, sahih bir vakıf olarak vakfetmiş ve sadaka olarak bağışlamıştır.

Bu Mushaf-ı Şerif, Kur’an okuyucularının ve Furkan hafızlarının faydalanması için; Allah Teâlâ’nın binasını şereflendirdiği ve cemaatini çoğalttığı, Kayseri şehrinde Sahabiye Medresesi yakınında bulunan ve İbn Usfûr adıyla bilinen cami-i şerife konulmuştur.

Şartı şudur: Bu Mushaf başka yere taşınmayacak, rehin edilmeyecek ve satılmayacaktır. “Kim bunu işittikten sonra değiştirirse, onun günahı ancak değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.” Bu, 1269/1852-1853 yılında yazılmıştır.

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler