Seykalan Hisarı, yapısı itibarıyla Kappadokya veya Erken Roma Dönemi’ne, ayrıca Roma-Bizans Dönemi’ne ait olduğu söylenebilen, halk arasında “Seygalan” veya “Sıkalan” adıyla da bilinen tarihî bir kaledir. Kayseri’ye Konya, Adana ve Niğde tarafından gelen tarihî yolu denetleyen kale, bu girişin kontrol görevini yapmak üzere yerleştirilmiş olmalıdır. Yolun devamında bulunan Taşlıburun Kalesi de Kayseri girişini denetleyen ikinci kale olarak aynı görevi yerine getirmiştir.
Seykalan Hisarı günümüze çok tahrip olmuş hâlde ulaşmıştır. Taşlıburun Kalesi gibi bu yapı da büyük ölçüde zarar görmüş, özellikle Seykalan Hisarı neredeyse yok olmak üzeredir. Justinianus, ovadaki şehrin savunmasına destek olarak Battal Camisi çevresindeki eski kentin surları ile Ali Dağı ve Seygalan hisarlarını da onartmıştır. Battal Camisi yakınındaki surlar, Justinianus’tan 700 yıl sonra bile Moğol kuşatması sırasında Ahîler tarafından etkili biçimde görev yapmıştı. Seygalan Hisarı ise Haçlı Seferleri sırasında Selçuklular tarafından kullanılmıştı.
“Saykalan” isminin Türkçe olduğu açıktır. “Say” kelimesi kayalık, taşlık yer anlamına gelirken, “sey” biçimiyle seyranlık ve yüksek mevkii anlamını taşır. “Kalan” kelimesi ise buranın her zaman öyle olduğu manasında yine Türkçe bir kelimedir. Kayseri’de “Cırkalan” gibi semt adları da bulunmaktadır. Burası Kayseri’nin meşhur bağ semtlerinden biridir; iniş çıkış zor olmasına rağmen yüksek ve manzaralı bir alan olması halkın burayı tercih etmesine sebep olmuştur. Burası için söylenen bir halk destanının nakaratı şöyledir: “Ne deyim ağlayım Seygalan Dağı / Bağ benim değil ki avradın bağı”.
Seykalan Hisarı, Osmanlı tarihinde Sultan II. Mehmed, yani Fatih Sultan Mehmed, ile Karamanoğlu Pir Ahmed Bey arasında yapılan 1464 tarihli anlaşmada da geçmektedir. O tarihte Kayseri, Karamanoğlu Beyliği’ne aitti. Babası İbrahim Bey’in ölümünden sonra beyliğin başına geçmek için kardeşleriyle mücadeleye girişen Pir Ahmed Bey, Fatih’ten destek almak için ona terk ettiği Karaman beldeleri arasında Kayseri’yi ve yol üzerinde stratejik mevkii olan Seykalan Hisarı’nı da bırakmıştır. Fatih Sultan Mehmed, anne tarafından akrabası olan Pir Ahmed’e destek vermiş; ancak sonradan bu desteği reddeden Pir Ahmed, onun karşısına geçip Akkoyunlu Uzun Hasan Bey’e yanaşmıştır.