Theodosius Sütunu
- Tür: Dikilitaş ve Sütun
- Kültür: Bizans
- Yüzyıl: 4. yy
- Bölge: Türkiye, Marmara Bölgesi, İstanbul, Fatih
- Durum: Kayıp
Theodosius Sütunu, Konstantinopolis’te Theodosius Forumu’nda yer alan anıtsal bir sütundu ve I. Theodosius’un (379–395) hükümdarlığı döneminde inşa edilmişti. Roma’daki Traianus ve Marcus Aurelius sütunları örnek alınarak yapılmış olup, üzerinde spiral kabartmalar, içinde döner bir merdiven ve en tepesinde imparator heykeli bulunmaktaydı. Sütun, Propontis’e (Marmara Denizi) bakan yüksek bir noktada yer alıyor ve deniz yoluyla Konstantinopolis’e yaklaşan herkes tarafından görülebiliyordu. Ayrıca kentin ana caddesi olan Mese üzerinde bulunması, onu şehrin tam merkezine yerleştiriyordu. Bu anıt, aynı zamanda bu dönemde Konstantinopolis’in Roma kentiyle rekabet etme çabasının bir parçasıydı.
Kabartmalar, Theodosius’un Balkanlar’da Gotlara karşı kazandığı başarıları yüceltmekteydi. Theodosius, MS 378’deki Adrianopolis (Edirne) Savaşı’nda Roma’nın uğradığı büyük yenilginin ardından imparator olmuş ve sonrasında Balkanlar’da yeniden bir ölçüde güvenliği sağlamıştır. 386 yılında Greuthungi kabilesinin Tuna Nehri’ni geçmesini engelledikten sonra, Theodosius Konstantinopolis’e zafer alayıyla girmiştir.
Traianus ve Marcus Aurelius sütunları ile daha sonraki Arkadios Sütunu gibi, Theodosius Sütunu da beyaz mermerden yapılmış ve soldan sağa doğru yükselen spiral bir şerit hâlinde kabartmalarla süslenmiştir. Kabartmalarda Gotlara karşı kazanılan zaferler ve onların yerleşimlerinin yıkımı tasvir edilmiştir. Günümüze ulaşan kabartma parçaları çoğunlukla yürüyüş hâlindeki askerleri ya da savaş sahnelerini, zaman zaman da kent surlarını göstermektedir. Ayrıca bir parçada bir kayık içindeki asker betimlenmiştir.
Theodosius Sütunu’nun yaklaşık 40 metre yüksekliğinde olduğu düşünülmektedir ve bu haliyle forumu kesinlikle domine etmiş olmalıdır. Bir zamanlar Theodosius Forumu’nda, sütunun tepesinde I. Theodosius’un devasa bir heykeli bulunmaktaydı. Bu heykel 480 yılındaki bir deprem sırasında yıkılmıştır. Heykelin, 506 yılında onun yerine dikilen Anastasius heykeli gibi bronzdan yapılmış olması gerekir. Bu ikinci heykelin ise 512’deki isyanlar sırasında yok edilmiş olması mümkündür.
Sütun, 16. yüzyılın başlarında yıkıldığında, parçalarının bir kısmı Beyazıt Hamamı’nın temellerinde kullanılmıştır. Bu parçalardan bazıları hâlen hamamın dış duvarında görülebilirken, diğerleri İstanbul Arkeoloji Müzelerine taşınmıştır. 1973 yılında, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nin temellerinde yapılan çalışmalar sırasında da -ki bu alanlar da İstanbul Arkeoloji Müzesi sınırları içindedir- daha fazla parça gün yüzüne çıkarılmıştır.1
✶ İlişkili Yerler
