Yeni Guraba Hastanesi (artık İstanbul Tıp Fakültesi Binası), temeli 1911 yılında atılan ve İkinci Meşrutiyet döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü kurumlarında yapılan yenileşme çabalarının sağlık alanındaki en önemli temsilcilerinden biri olan bir hastane kompleksi olarak tasarlanmıştır. Çağdışı kalmış olan eski Guraba-i Müslimîn Hastanesi’nin onarılmasının yetersiz olacağı anlaşıldıktan sonra, dönemin Evkaf Nezareti tarafından çağdaş sağlık kurallarına uygun, yeni ve büyük bir kompleks oluşturmak amacıyla inşa edilmiştir.

Eski yapının onarımı için 1909’da Evkaf Nazırı Halil Hamdi Hamâde Paşa tarafından adımlar atılmış, ancak yepyeni bir hastane yapımına onun ardından göreve gelen Evkaf Nazırı Mustafa Hayri Efendi döneminde karar verilmiştir. Hastanenin mimarı, dönemin en ünlü mimarlarından olan ve 1909 yılında Evkaf Nezareti’nin inşaat ve tamirat heyet-i fenniyesinin başına getirilen Mimar Kemalettin Bey’dir. Hastanenin Avrupa’daki çağdaş sağlık kuruluşları örnek alınarak yapılması hedeflenmiş; bu doğrultuda Mimar Kemalettin Bey incelemelerde bulunmak üzere Berlin’e gönderilmiş ve Neu-Kölln’deki “Riksdorff” Hastanesi model olarak seçilmiştir.

Yeni Guraba Hastanesi, arazinin eğiminden yararlanılarak üç farklı düzeyde, yani set halinde tasarlanmış; araları geçitlerle bağlanan geniş bir pavyonlar dizisinden oluşmuştur. Birinci seviyede, tramvay yoluna bakan kısımda, hastaların ilk muayenesinin yapıldığı, doktor ve yönetim odalarını, eczane ve konferans salonunu barındıran İdarehane binası yer almıştır. Bu bina yönetim merkezi ve poliklinik olarak planlanmıştır.

İkinci seviyede dikdörtgen planlı, dörder katlı beş adet İç Hastalıkları Pavyonu; iki cerrahi pavyonu arasında yer alan Cerrahi Ameliyathane Dairesi ve buharlı sıcak su ile elektrik banyolarını içeren Hamam Dairesi bulunmuştur. Üçüncü seviyede ise diğer binalardan tecrit edilmiş Bulaşıcı Hastalıklar Binası, Morg, Mutfak, Çamaşırhane ve Makina Dairesi tasarlanmıştır.

Temeli 1911 yılında atılan hastanenin inşası Balkan Savaşı nedeniyle durdurulmuş, 1913’te yeniden başlanmış, ancak Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle tekrar yarım kalmıştır. Araya giren uzun savaş yılları nedeniyle bu devasa projenin tamamı hayata geçirilememiştir. Sadece birinci setteki poliklinik ve yönetim binası ile ikinci setteki üç adet iç hastalıkları ve iki adet cerrahi pavyonu ile ameliyathane binasının kaba inşaatı Birinci Dünya Savaşı başlangıcına kadar tamamlanabilmiş; üçüncü seviyedeki yapılar ise hiçbir zaman inşa edilememiştir.

✶ Medya