Gündoğumu Caddesi üzerindeki Karacaahmet Türbesi’nin sol gerisinde yer alan ve hemen önünde Ebu’d-Dürda’ya ait bir makam taşı bulunan bu yapı; altı granit sütun ile ince tuğladan yapılmış altı kemer üzerine oturtulmuş, altı yüzlü bir kasnağa sahip kubbeli bir türbedir. Sütunları arasında demir şebeke veya kapı bulunmayan, kitâbesiz ve toprak zeminli bu türbe 1972 yılında Vakıflar İdaresince onarılmış olup, halk arasında Karacaahmet Sultan’ın atının türbesi olarak bilinse de bu rivayet gerçeği yansıtmamaktadır. Ortasında şâhideleri kırılmış bir mezar kaidesi bulunan türbede Rum Paşazâde Nişancı Hamza Paşa medfun bulunmaktadır. Hamza Çelebi veya Bey olarak da tanınan, reisülküttaplıktan nişancılığa nakledilerek bu görevi dört kez üstlenen ve Sultan III. Mehmet döneminde Anadolu Beylerbeyi payesiyle paşa unvanını alan Hamza Paşa; III. Murad’ın nişancısı olup Karacalı Şeyh Ahmet Hazretlerinin türbe, zaviye ve medfun bulundukları mahallerin ile Kütahya’daki arazi ve değirmenlerin vakfiyesini oluşturmuştur. Merâkıd-ı Mu’tebere-i Üsküdar eserinde H. 1000 (1591-92) yılında vefat ettiği belirtilse de; Paşa’nın 1010 (1601) tarihli vakfiyesinden sonra, Sultan I. Ahmet tarafından 1013 (1604-05) yılında son nişancılık görevinden azledildiği ve azlinden bir sene sonra vefat ettiği rivayet edildiği göz önüne alındığında bu tarihin yanlıştır. Emin Sinan Mahallesi’ndeki emlâkinin kira bedellerinin vefatından sonra Medine fukarasına, diğer emlâkinin ise eşine verilmesini vasiyet eden Hamza Paşa’nın türbesindeki Ebu’d-Derda Hazretleri’ne ait taşın ise Bezmialem Valide Sultan tarafından hürmeten ihya ettirildiği anlaşılmaktadır.

✶ Medya