Nişancı Karamani Mehmet Paşa tarafından yaptırılan caminin yanında bulunan bu medrese, duvarındaki tarih mısraından anlaşılacağına göre camiyle aynı tarihte (1475-76) inşa edilmiştir. Medresenin ilk banisi ve tesis tarihi hakkında Şeyhî tarafından verilen Receb 1067 (Mayıs 1657) tarihi doğru ise medrese Mehmet Paşa tarafından cami ile birlikte değil, çok sonra yaptırılmıştır. Yeniden binası 5 Rebiülevvel 1099 (9 Ocak 1688) da Süleymaniye Vakfı Ruznamçecisi Osman Efendi tarafındandır. Bu tarihten önce bazı eserlerde Atik Nişancı Medresesi’nden bahis bulunması, Osman Efendi’nin medreseyi yeniden tesis ettiğinin delilildir.

Medresenin altısı zemin seviyesinde, biri fevkani yedi odası olup dört odası ikişer, diğerleri birer kişilik idi.

1914’de tamamen harap durumda olan medresede on üç kadar talebe vardı. 1869’da medresede bulunanların sayısı bir mezun ve beş talebe olmak üzere altı kişi idi. 1914’deki teftiş heyeti, medresede on iki talebenin ikamet edeceğine işaret etmişse de darülhilafe kadrosuna alınmasını uygun bulmamış ve medrese darülhilafe medreseleri dışında kalmıştır.

Bu medrese ile alakalı olarak sadece bir tamir belgesi bulunabilmiştir. 1290 (1873) tarihini taşıyan bu kayıttan anlaşılacağına göre Evkaf Hazinesinden her hangi bir harcama yapılmamış olup tamirat masrafı Katib Mahallesi İmamı Mehmed Hulusi Efendi tarafından karşılanmıştır.

Medrese yanmış olup, 1918 sonlarında arsa halinde bulunuyordu.

Kaynak: Mübahat Kütükoğlu, 20. Asra Erişen İstanbul Medreseleri, Ankara 2000

Günümüzde hanımlara mahsus namaz kılma yerinin solundaki kapının üzerinde bulunan kitabe medreseye aittir.

Okunuşu:

Sıhr-i evvel Hazret-i Rifʻat Halîl Paşa bu kim
Lutf u ihsânı onun mebzûldür her bîkese

İşte ez-cümle Cedîd Osmân Efendi’nin binâsı
Ezher-i nev oldu maʻmûr muhterik olmuş ise

Sır verince lafz-ı ders Şevket dedi târîh-i tâm
“Sıhr-i evvel himmetiyle zeyn buldu medrese”

✶ Medya