Eski Hırka-i Şerif Odası küçük boyutlu, dikdörtgen planlı, tekne tonoz örtülü, fevkanî bir yapıdır. Osmanlı devri kütüphanelerinde olduğu gibi burada da hırka-i şerifin muhafaza edildiği oda, hırkayı zemin rutubetinden korumak amacıyla bir havalandırma bodrumu üzerine oturtulmuştur.

Beşik tonoz örtülü bir eyvan niteliğinde olan bodrum avluya (güneye) yuvarlak bir kemerle açılmakta, bu açıklık demir parmaklıklarla donatılmış bulunmaktadır. Dışarıdan sıvalı olan duvarlar içeriden barok üslûpta mavi-beyaz Kütahya çinileriyle kaplıdır. Güney cephesinde, dikdörtgen açıklıklı iki pencere arasına Cumhuriyet döneminde konmuş olan ve Üveys el-Karanî’nin kimliğiyle hırka-i şerifin tarihçesini açıklayan Latin harfli kitâbenin tepesinde Sultan Abdülmecid’in tuğrası bulunur.

Batı cephesinde ise II. Mahmud tarafından 1227 (1812) yılında yenilendiğini belgeleyen kitâbe görülmektedir. “S” ve “C” kıvrımlarıyla kuşatılmış beyzî bir madalyonun içindeki II. Mahmud tuğrası kitâbeyi taçlandırır. Kitâbenin, “Oldu bâlâ cilvegâh-ı hırka-i mahbûb-i Hak” mısraıyla son bulan manzum metni Enderunlu Vâsıf’a, celî ta‘lik hattı ise Yesârî Mehmed Esad Efendi’nin en başarılı öğrencilerinden Mehmed Şehâbeddin Efendi’ye aittir. Bu kitâbede kendini “hırka-i nebînin hâdimi” olarak tanıtan hattatın zamanımıza kalan tek kitâbesi budur.

Kaynak: İslam Ansiklopedisi

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler