Yavuz Selim Tekkesi
Behçetî Tekkesi, Konevî Tekkesi olarak da bilinir.
- Tür: Tekke
- Kültür: Osmanlı
- Yüzyıl: 19. yy
- Bölge: Türkiye, Marmara Bölgesi, İstanbul, Üsküdar, Selimiye (Üsküdar)
- Durum: Erişilebilir
Bugüne tevhidhane olarak kullanılan camii, kütüphanesi ve haziresi gelebilen yapı, vaktiyle cami, muvakkithane, sıbyan mektebi, hamam, kütüphane, külliye görevlileri ile vakfa gelir getirmesi için inşa edilmiş meşruta ev ve dükkanlardan oluşan büyük bir külliyetekke olup; gelir getirmesi için dört tarafına konaklar, evler kumaş atölyeleri inşa edilmişti.
İlkin Sultan III. Selim tarafından inşa edilen, 1823 (1237) yılında çıkan şiddetli fırtınada minarelerin cami üzerine düşerek tahrip etmesi üzerine, II. Mahmud (1808-1839) devrinde 1834-1835 (1250-1251) arasında gerçekleştirilmiş, tamamlanmasının ardından 4 Aralık 1835 (13 Şaban 1251) tarihinde büyük bir merasimle ibadete açılmıştır. Bu ihya sırasında caminin sağına, Tunusbağı Caddesi paralelindeki Eczane Sokağı’na kadar uzanan alana inşa edilen ahşap şeyh evi, derviş hücreleri ve diğer binalar zamanla ortadan kalkmıştır.
Cami avlusuna, Tunusbağı Caddesi ve Şair Nesimî Sokağı’na açılan kapılarından girilir. Tunusbağı Caddesi’ne açılan ana kapının takında, tekkenin II. Mahmud dönemindeki ihya kitabesi yer alır. Kitabe metni Pertev Paşa’ya, hattı ise Yesarîzade Mustafa İzzet Efendi’ye (v. 1849) aittir.
Cümle kapısının iç tarafında da 1835 (1251) tarihini veren ve tekkenin yapımı sırasında cereyan eden bir rüyaya değinen, sülüs hatlı ve manzum metinli diğer bir kitabe daha monte edilmiştir. Cümle kapısının hemen solunda üç niyaz penceresi yer alır. Bunlardan ilki Behçet Efendi’ye daha küçük olan diğer ikisi ise, Behçet Efendi’nin haleflerine ait mezarlara açılan tali niyaz pencereleridir. Tekkenin asıl haziresi de budur. Cümle kapısından girildiğinde sağ tarafta yer alan hazire Zeynepkamil’deki Himmetzade Tekkesi’nde nakildir. Moloz taşından örülü bu avlu duvarında 15 pencere yer alır.
Külliyenin en mühim yapısı olan cami-tevhidhane moloz taşından mamul, üzeri sıvalı, kurşun kaplı bir kırma çatılıdır. 17,5×12 m ebadında dikdörtgen yapı bodrum kat üzerinde yükseltilmiş, harim ile kapalı son cemaat yerinden oluşmaktadır. Vaktiyle doğu tarafında yer alan hünkar kasrı günümüze gelmemiştir. Kuzey ve doğu cephesinde yer alan iki kapıdan girilir. Diğerinden daha büyük olan kuzey (cümle) kapısı cami cemaati ile tekke mensuplarına; hünkar kasrının altına isabet eden doğu kapısı ise daha ziyade padişah ile maiyetine mahsus idi. Caminin son cemaat yerine açılan üçüncü kapısı sonradan kapatılmıştır. Her üç kapı da kitabesizdir.