1924 Ankara Haritası’nda camiye bitişik olan mahfilin aslında caminin bir parçası olmadığı, bağımsız ayrı bir kısım olduğu görünmektedir. Bu şekilde yaklaşık 16 sene daha bağımsızlığını sürdüren mahfil, caminin 1940-41 onarımı esnasında camiye katılmış ve caminin bir parçası haline getirilmiştir. Mahfilin daha önce dışarıya çıkışı sağlayan güneydeki girişi tuğla ile örtülüp cami tarafından yeni bir kapı açılarak ayrı kısım özelliğini kaybetmiştir.
Bazı kaynaklarda caminin kalem işleri XV. yüzyıla, bazılarında da XVI. yüzyıla tarihlenir. Herhangi bir kaynak gösterilmeden bunların, Mimar Sinan’ın dostu olan Ankaralı Nakkaş Mustafa’nın eseri olduğu ileri sürülmektedir. 1714 onarımında eklendiği anlaşılan batıdaki mahfil çıkmasının tavan göbeği söz konusu bezemenin aynı onarım sırasında yapıldığına işaret eder.

