Mevlevîhane Çeşmesi, 1649 yılında Kayseri’ye gelen Evliya Çelebi tarafından görülmüş ve Seyahatnâmesi’nde şöyle anlatılmıştır:
“Celaleddin Rûmî Asitanesi bir Mevlevîhanedir ki; cümle bilgi sahipleri, fakir ve faka erleriyle doludur. Haftada iki defa Mevlânâ ayini olup sema ve sefa ederler. Bu asitanenin bahçe kapısı önünde bir ab-ı hayat çeşmesi vardır. Bütün dervişler ondan susuzluklarını giderirler. Evliya Çelebi bu çeşmeyi cennet şarabına (şarâb-ı tâhur) benzetmektedir. Tekke içinde müteaddit oda ve sofalar olup mutbah, semahane, mutribhane ile süslüdür.”

Eski kayıtlarda Seyyid Burhâneddin ismi ile anılan bir mescit ve bir çeşmeden bahsedilmektedir. 1618 yılında Mehmed Beşe, hacdan dönmezse mallarının satılıp Seyyid Burhâneddin hazretlerinin çeşmesinin ve mescidinin ihtiyaçlarına harcanmasını vasiyet etmiştir. Çeşmenin konumu belirlenmiyor ama muhtemelen Evliya Çelebi’nin anlattığı Mevlevîhane bahçesindeki “ab-ı hayat çeşmesi” olabilir.

✶ İlişkili Yerler