Cevher Ağa Camii veya halk arasında Ümraniye Camii, 1897 yılında (H. 1315) inşa edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid Dönemi’nde, eski adı Muhacir Köyü olan Ümraniye’de, Alemdağı Caddesi üzerinde Mektep Sokağı ile Cami Sokağı arasında ve Cevher Ağa Çeşmesi karşısında yer alan cami, Yıldız Sarayı’nda şehzadelerin eğitimi ve takibi ile ilgilenen Musahib Cevher Ağa (Cevher Sadi Ağa) tarafından yaptırılmıştır.

Ümraniye’nin eski adı “Yalnız Servi” olup burada başlangıçta birkaç ev ve tek bir servi ağacı bulunmaktaydı. 8 Zilhicce 1302 (18 Eylül 1885) tarihinde Bulgarların Rumeli-i Şarkî Vilâyeti’ni işgali üzerine mezalimden kaçan Türk muhacirlerden altı hanelik bir grubun buraya yerleşmesiyle köy “Muhacir Köyü” adını almıştır. Bu dönemde arazinin sahibi olan Bulgurlulu Anbarcı, gelen muhacirlere arazisinin bir kısmını dağıtmış; ayrıca 1293 (1876) Osmanlı-Rus Harbi sonrasında Bulgurlu’ya gelen muhacirler de buraya yerleştirilmiştir. Evkaf İdaresi’nin 8 Ramazan 1325 (21 Nisan 1907) tarihli kaydında, bu arazinin bir kısmı üzerinde muhacirler tarafından inşa edilen yapıların Hüdâyî Aziz Efendi Vakfı’na ait olduğu ve Cevher Ağa Vakfı’na kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Cevher Ağa, Alemdağı’na giderken köy halkının talebi üzerine satın aldığı arazi üzerine bu camiyi ve iki çeşmeyi inşa ettirmiş; ayrıca caminin iki tarafına biri kızlara diğeri erkeklere ait iki taş mektep, imam ve müezzin için meşruta yapıları, altı odalı bir ev ve camiye gelir sağlamak amacıyla bir han yaptırmıştır. Han 1950’li yıllarda yıkılmıştır. Bu imar faaliyetlerinden sonra köyün adı Ümraniye olarak değiştirilmiştir.

Mabedin cümle kapısı önünde küçük bir avlu bulunmakta, bu avlunun iki yanında altlarındaki dükkânların üzerine oturtulmuş ikişer katlı taş mektep binaları yer almaktadır. Bu yapılar başlangıçta kız ve erkek mektepleri olarak kullanılmıştır. Kuzey cephesinde yer alan ve sonradan kapatılan cümle kapısının üzerinde yedi satır ve on dört mısradan oluşan bir kitâbe bulunmaktadır. Bu kitâbe Zâkirbaşı Mehmed Nuri (Korman) hattı ile yazılmıştır ve metni şu şekildedir:

Hazreti sultan Hamid’i haşre-dek zât-ı ehad

Kâm-yâb eylesün serîr-i şevketde da’ima

Ceddi yok âlemde ki hayrat-ı feyz âyâtının

Her tarafda mühr-ü tevfikatı mihrin rûşenâ

Ezkiya bir mütteki abid rızâ-cû bendesini

Böyle bir hayra muvaffak oldu el-Hakk mü’tena

Pâyesin takdis ider tebcîl iden

Ruhü’l-emin Secdegâh-ı ehl-i iman oldu bu âli bina

Fart-ı teslimiyyet ü ihlal ile ehl-i salavât

Beş vakitde Şevket-i Şahane’ye eyle dua

Söyledim son mısra’ında cevherîn tarihini

Eyledi hamemdir Mevlâ’da kesb-i i’tilâ

Kıldı inşâ Safvetâ Allah içün bu ma’bedi

Ser Musahib-i Şehriyar ol ehl-i-dil Cevher Ağa 1315

Kitâbenin üzerinde bir kemer altında Sultan II. Abdülhamid’in tuğrası yer almakta, tuğranın çevresi iri yaprak motifleri ile bezenmiştir. Kapının iki yanında oluklu sütun ve iyonik abak kabartmaları bulunmaktadır. Aynı cephede pilastr sütunlar, yuvarlak kemer ve Korint başlıklarla düzenlenmiş; pencere söveleri, köşeler ve kemer içinde yer alan akanthus yapraklarını içeren mermer tuğra ve kitabe, krem renk taş malzeme ile oluşturulan barok süslemelerle işlenmiştir.

Cami ve mektep binaları kaba yonu taş duvar örgüsü ile inşa edilmiştir. Ortada yer alan özgün cami bölümü eklektik üslupta olup Gotik pencerelere sahiptir. Güneydoğu cephesinde iki pencere arasında yuvarlak bir pencere açıklığı bulunmakta, mihrabı beden duvarından dışa taşkın biçimde yerleştirilmiştir.

Cami dıştan granit taş ile kaplanmıştır. İç mekânda dört pencereden ışık alan ibadet alanında mihrabın niş şeklinde duvar içine yerleştirildiği görülmektedir. Özgün cami kısmı içten beşik tonoz kubbeli, dıştan ahşap çatılı olup sağır kubbe dört kemer ve düz köşe tromplar üzerine oturtulmuştur. Harimde orta bölüm, basık pandantiflerle geçiş sağlanan ve alt kenarlarında silme kuşağı bulunan süslemesiz sağır kubbe ile örtülüdür. Saraydan getirildiği belirtilen H. 1315 tarihli ayet ve Hilye-i Şerife levhaları duvarları süslemektedir. Kadınlar mahfili balkon şeklinde dışa taşırılmıştır.

1962 yılından itibaren gelişen Ümraniye için yeterli gelmeyen ibadet mekânı nedeniyle cami sağ tarafa doğru mektep hizasına kadar büyütülmüş ve bu kısma alçıdan stalaktitli bir mihrap yapılmıştır. Böylece yapı iki mihraplı hâle gelmiş; ilk mihrap nişi vaaz kürsüsü ile kapatılmış, ahşap minber yeni bölüme taşınmıştır. Bu süreçte cümle kapısı taş ile örülerek kapatılmış ve yerine sol tarafta yeni bir kapı açılmıştır. Eklenen bölüm içten sağır kubbe ile örtülmüştür.

Özgün cami ile önünde yer alan iki mektep binası başlangıçta birbirinden bağımsız iken, betonarme eklentilerle birleştirilerek “U” planlı tek bir yapı hâline getirilmiştir. Mektep binalarının cephelerinde altlı üstlü dikdörtgen pencereler bulunmakta, alt sıradakiler örgü ile kapatılarak sağır hâle getirilmiştir. Cephe ortalarına caddeye bakacak şekilde birer çeşme yerleştirilmiştir. Üst örtü sistemi kırma çatı olup Marsilya tipi kiremit ile kaplıdır; özgün cami kısmı ve genişletme sonrası oluşan yan bölümler topuz çatı ile örtülerek simetri sağlanmıştır.

Özgün cami kısmının kuzeybatı köşesinde yer alan tek şerefeli minare, eklentiler sonucu beden duvarları arasında kalmış görünmektedir. Betonarme olarak inşa edilen minarenin pabuç kısmı basık tutulmuş, gövde yüzeyleri baklava formlu desenlerle hareketlendirilmiş, petek kısmı ile gövde arasında betonarme ajur korkuluklara sahip bir şerefe yer almış ve minare kurşun kaplı piramidal külah ile örtülmüştür. Sağ taraftaki minare 1962 yılında tamir edilmiştir.

Harim, üç bağımsız yapının birleşmesi sonucu oluşan asimetrik plan şemasına sahiptir. Bu durum iç mekân bağlantılarında ve giriş düzeninde belirgin şekilde görülmektedir. Kadınlar mahfili çok sayıda betonarme kolon üzerinde yükseltilmiş ve balkon biçiminde harime taşmaktadır.

Cevher Ağa, 31 Mart 1909 Vak‘ası sonrasında H. 1327 Cemaziyelevvelinde (Haziran 1909) idam edilmiş olup kabri Edirnekapı Şehitliği’nde, Çanakkale Abidesi civarında yer almaktadır.

Günümüzde Koruma Kurulu onaylı rekonstrüksiyon projesi kapsamında, ibadet alanının merkezi planla genişletilerek zemin altına alınması ve özgün cami ile mektep binalarını birbirine bağlayan betonarme unsurların kaldırılması öngörülmektedir. 8 Nisan 2026 tarihi itibarıyla cami belediye tarafından yıkılmış ve rekonstrüksiyon çalışmaları başlamıştır.

* Kaynak: Yüzyıllar Boyunca Üsküdar, Sayfa 133

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler